MENÜ

Huzura Açılan Gizli Bir Bahçe: Atatürk Arboretumu

Rota
5 Dakikalık Okuma Garenta

Doğayla baş başa geçireceğiniz bir güne neleri sığdırabilirdiniz? Peki; 2000’e yakın bitki türünün yer aldığı bir açık hava müzesini, tertemiz bir hava eşliğinde keşfetmek ve bu harika manzaraları ölümsüzleştirmek kulağa nasıl geliyor? Gayet iyi dediğinizi duyar gibiyiz. O halde; Belgrad Ormanları’nın güneydoğusunda toplamda 296 hektarlık bir alana yayılan ve Türkiye’nin ilk fidanlığına ev sahipliği yapan Atatürk Arboretumu’na doğru yola çıkma vakti gelmiş demektir.

 

 

Arboretum Derken?

 

Arboretumlar, en basit haliyle birer ‘ağaç müzesi’ olarak da ele alınabilir. Bu müzeler içerisinde, nadir olan ağaç türlerinin bakımı ve yetiştirilmesi süreçleri gerçekleştirilir. Latince “ağaç” anlamına gelen “arbor” sözcüğü ile “belli bitkilerin yetiştirildiği alan” anlamındaki –“etum” son ekinin birleşmesinden oluşan arboretumlar; botanik parklardan farklı olarak, doğal güzelliklere yönelik gerçekleştirilen farkındalık çalışmalarının yanı sıra bitkilerin yetiştirilme ve bakımının sağlanmasına yönelik çalışmaları da gerçekleştirir. Bu anlamda arboretumlar daha bilimsel odaklı çalışırlar. Türkiye’de ilki Yalova’da ve ikincisi İstanbul’da yer alan iki adet arboretum bulunuyor. Arboretumla olan bu uzun tanışma seramonisinden sonra rotamızı hızlıca  Belgrad Ormanları’nın kalbindeki oksijen deposuna çeviriyor ve İstanbul’da “gizli kalmış” bu harika lokasyonu birlikte yeniden keşfediyoruz.

 

 

İstanbul’da Yemyeşil Bir Vaha: Atatürk Arboretumu

 

İstanbul’un stresli ve ağaçtan yoksun gündelik yaşamıyla oldukça büyük bir kontrast yaratan Atatürk Arboretumu ‘bilimsel’ çalışmaların aksine bireysel dinginliğinize katkıda bulunacak çok özel bir lokasyon. Kalabalık ve stresten uzak, kendinizi yalnızca doğanın sesiyle baş başa olacağınız bu özel alan ilk olarak 1940’lı yıllarda oluşturulmaya başlanmış. Sorbonne Üniversitesi desteğiyle başlatılan bu kapsamlı proje, 1982 yılına dek devam eden altyapı ve dikim çalışmalarının ardından tamamlanmış. Atatürk’ün 100. doğum yılını kutlamak üzere, yapımı aynı dönemde tamamlanan bu arboretuma Atatürk Arboretumu adı verilmiş. Bu arboretum çatısı altında 2000’den fazla bitki türünü ile tanışabilir ve dünya üzerindeki kıtaları temsil eden yedi farklı parsele incelikle ayrılmış bu doğa harikasını keşfe çıkabilirsiniz. Yılın her mevsimi ayrı bir güzelliğe bürünen arboretum, özellikle sonbahar aylarında oldukça renkli karelere sahne oluyor. Size ise sarı, mor, turuncu ve kırmızı başta olmak üzere bu geniş mi geniş renk skalasına şahit olmak kalıyor. Farklı bitki türleri ve yoğun yeşil dokunun yanı sıra, bu alanda su kaplumbağaları ve kuğuları misafir eden 3 farklı gölet de mevcut.

 

 

Kaynak

 

Mangal Yok, Bol Bol Keşif Var

 

Bölgede piknik yapmak, bisiklete binmek gibi alana zarar verebilecek tüm aktiviteler yasak. Bu kuralı; bölgeyi koruma amacının yanı sıra ziyaretçilerin doğa keyfinin asla kesintiye uğramaması adına konulmuş tatlı-sert bir kural olarak da kabul edebilirsiniz. Aynı zamanda dış mekan film ve fotoğraf çekimleri için de sık sık tercih edilen bölgede, mangal göremeseniz de bol bol gelin ve damat görmeniz mümkün. Çekimler genellikle hafta sonunda tercih edildiği için ziyaretinizi çok daha sakin olan hafta içinde gerçekleştirmenizi tavsiye ederiz. Eğer siz de fotoğrafçılar kervanına katılmak isterseniz, her bir çekim için izin almanız ve belirlenen miktardaki çekim ücretini ödemeniz gerektiğini hatırlatalım. Son olarak, -olmayacağını biliyoruz ama- yine de uyaralım: Bölgedeki bitkilerden tohum, yaprak vb. herhangi bir “hatıra” almak kesinlikle yasak. Eğer profesyonel anlamda fotoğraf çekmek istiyorsanız, size kötü bir haberimiz var. Çünkü burada tripod’lara da izin verilmiyor. Bölgeye yiyecek-içecek sokmak ve özel hayvanla giriş yapmak da kesinlikle yasak. Özetle, Atatürk Arboretumu’nda; yalnızca doğayla baş başa kalacağınız ve bu özel bitki türleriyle her anlamda yakından tanışacağınız bir gezi dışında pek yüksek bir beklentiye kapılmamanız gerekiyor. Bırakın, doğa kendini size anlatsın, sonrası zaten gelecektir.

 

 

Kaynak

 

Atatürk Arboretumu’na Nasıl Gidilir?

 

Atatürk Arboretumu’na özel araçla gitmek istiyorsanız, Büyükdere Caddesi üzerinden Sarıyer’e ulaştıktan sonra İstanbul Üniversitesi Spor Salonu’nun karşısından Kemerburgaz Yolu’nun soluna sapmalısınız. Yarım kilometre kadar ilerledikten sonra arboretum kapısına varmış olacaksınız. Atatürk Arboretumu’na giriş ücretleri ise hafta için ve hafta sonu olmak üzere iki farklı tarifeyle sunuluyor. Hafta içi ücretleri yetişkinler için 5 TL ve öğrenciler için 2TL iken hafta sonu ücretleri yetişkinler için 15TL ve öğrenciler için 5TL olarak belirlenmiş.

 

YORUMLAR

EDİTÖRÜN SEÇİMİ

  Turizm sektörü, günümüz yeniliklerini ve trendlerini yakalamak için sürekli gelişiyor, değişiyor. Bir konsepte ve temaya dayalı turlar, günümüzde oldukça…

INSTAGRAM'DAN