MENÜ

Detayları ile Trakya Gezi Rehberi

Yolda
8 Dakikalık Okuma Garenta

Marmara Bölgesi’nin kuzeybatı tarafında kalan, neşeli mi neşeli insanların yaşadığı, yeşiliyle mavisiyle hiçbir güzellikten eksik kalmayan bir bölge Trakya. Bir masalın kuzeyde kalan kahramanı gibidir kendisi. Sesi soluğu çıkmayan, ama keşfedildikçe derinliği fark edilen bir güzellik.

 

Trakya’nın Doğal Güzellikleri

 

Gür ormanları, muhteşem kumsalları, trekking yapılması şart dağları ve isyankar nehirleriyle doğa zaten buraya özenli davranıyor. Bunun dışında insanoğlunun buraya kattığı eserler de Trakya’ya değer katıyor. İstanbul’a yakınlığı kadar doğa ve tarihle olan ilişkisi dikkat çeken bu bölgenin öne çıkan özelliklerini araştırmak ve güzelliklerini adım adım keşfetmek, bir gezgin için mutlaka yaşanması gereken tecrübe. Bu tecrübeyi sizinle paylaşmak istedik ve Trakya’da gezilecek yerlerin bir listesini oluşturduk.

 

  • İğneada Longoz Ormanları

 

longoz-ormani-igneada

 

Ekvatoral kuşağın mangrove ormanlarının ılıman kuşaktaki temsilcisi longoz ormanları, su ve yeşilin buluştuğu muhteşem bir doğa mucizesidir. Bu mucizeye ev sahipliği yapan Trakya’daki İğneada Longoz Ormanları, Avrupa’nın ikinci, Türkiye’nin en büyük longozu. Eğer bir doğaseverseniz sizin için Trakya’da görülecek yerlerin başında burası geliyor.

 

İğneada Longoz Ormanlarında trekking etkinliklerinin yanı sıra kamp faaliyetleri de son yıllarda oldukça gelişti. Zaten şehre yakın olan bu güzelliği günübirlik bile değerlendirebilirsiniz. Daha önce “İstanbul’dan longoz ormanlarına nasıl gidilir?” sorusunun cevabını verdik. Haritanız üzerinden rotanızı belirleyip doğanın en çekici tablosunu görmeye hazırsanız harekete geçin.

 

  • Istranca (Yıldız) Dağları

 

Trakya’nın en yüksek bölgesi Mahya’ya ev sahipliği yapan Yıldız Dağları, Bulgaristan’a kadar uzanıyor ve bölgenin tüm doğal güzelliklerinin temelini oluşturuyor. Kırklareli’nde bulunan Yıldız Dağları, içerdiği bitki örtüsü ve doğa yapısı ile birçok doğa araştırmasına konu olmuş durumda. Istranca da denilen bu bölgede bisiklet, yürüyüş, dağcılık ve kamp da gelişmiş faaliyetler arasında bulunuyor. Istranca’da gezilecek yerler arasında şirin köyler de ayrıca ilgiyi hak ediyor. El değmemiş bir doğa görmek isterseniz gidebileceğiniz en güçlü adreslerden biri burası, aklınızda bulunsun.

 

  • Dupnisa Mağarası

 

dupnisa-magarasi-kırklareli

 

İğneada Longozu’na hiç de uzak olmayan, hatta oraya kadar gidilmişken uğranması şart olan Dupnisa Mağarası, Kırklareli’nin Demirköy ilçesinde bulunuyor. 3000 metre boyunca gizemli bir yolculuğu başlatan Dupnisa Mağarası’nın 500 metresi gezilebiliyor. Profesyonel dağcılar daha derinlere inebiliyor tabii. Bu mağaranın 1000 metresi su ile dolu. Yeraltı sularının oluşturduğu sarkıtlar, içinde yaşayan yarasalar ve buz gibi havasıyla (Yazın dahi üzerinize bir mont almanız gerekiyor.) onu çekici yapan detaylardan.

 

  • Uçmakdere

 

Yeşiliyle mavisiyle İstanbul’a çok yakın Uçmakdere, paraşütçülerin merkezi. Bunun yanında Uçmakdere; kamp, yürüyüş ve bisiklet faaliyetlerine de imkan tanıyor. İsterseniz profesyonel hocalar eşliğinde paraşüt keyfi yapın, isterseniz doğayı dinleyin; ama mutlaka Uçmakdere’ye Trakya gezisi içerisinde yer verin.

 

  • Enez

 

enez-sahili-dalga-kiranlar

 

Trakya’nın doğa harikası olan yerleri bu kadarla sınırlı değil. Listeye devam ettiğimizde karşımıza bir Edirne Enez gerçeği çıkıyor. Rotayı Edirne’ye çevirmekte yarar var, çünkü burası en az Tekirdağ-Kırklareli kadar zengin. Edirne’nin güneybatısında, Yunanistan sınırının hemen yanı başında yer alan Enez, doğasıyla dikkat çekiyor. Denizi tatilciler tarafından çok seviliyor; çünkü tam 4 km boyunca uzanan Altınkum sahilinin suları oldukça berrak. Antik Çağ’da Akropol olarak adlandırılan Enez Kalesi de başka türlü bir güzellik. Dalyan Gölü, Gala Meriç Nehri, Gala Gölü Milli Parkı üçlemesiyle dolu dolu bir tablo çıkaran Enez için tatil planı yapabilirsiniz. Fakat uyaralım: Enez, günübirlik bir rotadan çok birkaç günlük kısa tatillerin adresi.

 

Trakya’nın Tarihi Bölgeleri

 

Trakya demek sadece doğa demek değil. Balkanlara yakın ve çok eski bir coğrafya olmasının verdiği avantaj ile muhteşem eserlere de ev sahipliği yapıyor burası. Yani bir doğa gezisi sonrası veya öncesinde Trakya’nın tarihi ve turistik yerlerine de uğramak, gezinizi zenginleştirecek.

 

  • Vize Kalesi

 

vize-kalesi

 

Kaynak

 

Longoz Ormanlarına çok yakın olan ve muhtemelen yolunuzun üzerinde bulunan Vize Kalesi, Vize’nin en yüksek tepesinde yer alıyor. Bu yüzden onu Vize’nin hemen her yerinden görebiliyorsunuz. Roma dönemine tarihlendirilen bu kale, kesme taş ustalığının günümüze gelen eşsiz bir kanıtı. İğneada Longozu ve Dupnisa Mağarası gezisinden sonra buraya uğrayabilirsiniz.

 

  • Aya Nikola Manastırı

 

Kıyıköy Aşıklar Tepesi’nde bulunan Aya Nikola Manastırı da görmeniz gereken yerlerden. 6. yüzyıldaki I. Justinianus dönemine ait ve günümüze ulaşabilen kaya manastırlarının en iyi örneklerinden. Ancak maalesef biraz bakımsız. Gönüllü bekçiler tarafından korunan bu tarihi manastır ile minik bir zaman yolculuğu yapabilirsiniz.

 

  • Namık Kemal Müzesi

 

Kıyıköy-Uçmakdere arasında kalan Namık Kemal Müzesi (Namık Kemal Evi olarak da biliniyor), vatan şairimizi temsilen açılmış. Trakya kültürünü en iyi anlatan müzelerden biri. Tekirdağ mutfağı, başodası ve yatak odalarını tanıtan etnografik eşyaların yanında Namık Kemal’in yazdığı ve onun hakkında yazılmış eserleri de bu evde bulabilirsiniz.

 

  • Selimiye Camii

 

selimiye-camii

 

14 Mart 1575’de tamamlanan ve Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” şeklinde tanımladığı muhteşem Selimiye Camii, Edirne’de bulunuyor. Mermer, taş, çini ve ahşap işçiliğinin tüm detaylarını barındıran bu eser, Trakya’da mutlaka görülmesi gereken yerden. Yapının 4 köşesine yerleştirilmiş minareler, kubbede bulunan muhteşem işlemeler, ters lale motifi ve birçok gizem karşılayacak sizi. Gidin ve yüzyıllar önce yapılan bu harikayı kendi gözlerinizle görün. Daha önce Selimiye Camii hakkında detaylı bir içerik hazırlamıştık, dilerseniz tıklayabilirsiniz.

 

  • Sultan 2. Bayezid Külliyesi Sağlık Müzesi

 

“Orada bir darüşşifa vardır ki dil ile tarif edilemez, kalemle yazılamaz” cümlesini Evliya Çelebi’ye kurduran Sultan 2. Bayezid Külliyesi, günümüzde müze olarak karşımıza çıkıyor. Osmanlı zamanında akıl hastalıkları için özel olarak kurulan bu hastanenin hikayesine mercekle bakmak gibi bir tecrübe yaşayacağınız müzede, zamanın tedavi yöntemlerini gördükçe tarihe bir kez daha hayran olacaksınız.

 

  • Uzunköprü

 

uzunkopru

 

Ergene Nehri üzerine kurulu, dünyanın en büyük taş köprüsü: Uzunköprü. II. Murat döneminde, 1427-1443 yılları arasında inşa edilmiş köprü, tam 270.41 metre uzunluğunda. 6 asırdır bizimle olan bu mühendislik harikasını görmeden Trakya gezinizi tamamlamayın.

 

YORUMLAR

EDİTÖRÜN SEÇİMİ

  Turizm sektörü, günümüz yeniliklerini ve trendlerini yakalamak için sürekli gelişiyor, değişiyor. Bir konsepte ve temaya dayalı turlar, günümüzde oldukça…

INSTAGRAM'DAN