MENÜ

Antik Sevenlerin Bir Numaralı Rotası; Hierapolis

Rota
5 Dakikalık Okuma Garenta

Pamukkale, kartpostallarımızın vazgeçilmez yüzü, “cennet ülkem” tamlamasındaki cennetin tam karşılığı. Doğası, şifası, estetiği ve farklılığıyla vazgeçilmez rotamız. Doğanın bize eşsiz bir armağanı olan Pamukkale’nin yanında da tarihin inşa ettiği bir güzellik olan Hierapolis var. Yani Pamukkale’ye gidiyoruz, bol bol doğaya hayran oluyoruz. Ayağımız kurur kurumaz da Hierapolis Antik Kenti’ne geçiyoruz. Bir doğa gezisini en güzel şekilde tarih yolculuğuna dönüştüren Hierapolis’i yakından tanıyalım.

 

Hierapolis Antik Kenti

 

Hierapolis Antik Kenti hakkında kısa bilgi vermek yetmez. Tüm detaylarıyla tek tek ele alınması gereken bir güzellik kendisi. Antik kentin içinde yer alan tapınaklar ve dinsel yapıların varlığı nedeniyle arkeoloji dilinde burası “Kutsal Kent” olarak geçiyor. Geç Helenistik ve erken Hristiyanlık dönemlerine ait kalıntılar içeren Hierapolis, antik çağlardan günümüze kadar gelen en çarpıcı merkezlerden. Antik kentin MÖ 2. yüzyılda Bergama krallarından II. Eumenes tarafından kurulduğu ve adını da Bergama’nın kurucusu Telephos’un eşi Heira’dan aldığı düşünülüyor. Burası ayrıca Büyük Konstantin döneminde Frigya bölgesinin başkenti ve Bizans döneminin piskoposluk merkezi olmuş. Günümüzde ise travertenlerin hemen yanında yer alan muhteşem bir tarih alanı. Tüm bu harika özellikleriyle de UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alıyor.

 

Buraya bir açık hava müzesi olarak bakabilirsiniz. Fakat biz burayı bir kent olarak değerlendirmek istiyoruz. Şehir rehberlerinde yaptığımız gibi Hierapolis’te gezilecek yerleri tek tek ele alarak bir keşfe çıkmak oldukça önemli.

 

Antik Tiyatro

 

 

Asırlar öncesinde inşa edilmiş 9.500 kişilik antik tiyatro, şu sıralar bizi kendisine hayran bırakmakla meşgul. Burada hayvan ve gladyatör dövüşleri yapılırmış. Yüksek arkalıklı, aslan ayaklı oturaklar, kentin önemli kişileri için tasarlanmış. MS 3. yy’de inşa edilen bu tiyatronun MS. 352 yılında da onarılarak şimdiki halini aldığını yazıtlardan anlıyoruz.

 

Aziz Philippus Kutsal Alanı

 

Kutsal alana varmak için 70 metre yüksekliğinde bir merdivene tırmanıyorsunuz. Merdivenden sonra Aziz Philippus’un mezarına ulaşıyorsunuz. Mezar odasının ardından tepede, sekizgen tasarımlı Martyrion Kilisesi ile karşılaşıyorsunuz. Bu kilisenin sekizgen olmasının nedeni, sonsuzluğun simgesine benzetilmeye çalışılmasıyla açıklanıyor.

 

Nekropol

 

 

Traverten alanları dışında kalan üç yönde nekropol alanları bulunuyor. Mezarlarda kireç taşı ve mermer kullanılmış. Mezarlar; lahit, tümülüs ve ev tipi mezarlar olarak çeşitleniyor. Konut mimarisini anımsatan mezar yapıları, nekropolün en önemli elemanları.

 

Apollon Lairbenos Tapınağı

 

Hierapolis Apollon Tapınağı olarak da geçen bu yapı, antik kentin en çok ziyaret edilen noktalarından biri. Tapınak, bir tepenin üzerinde ve gayet mütevazı. Fakat özellikle din tarihçilerinin gözünde çok değerli. Tapınakta hala din tarihi açısından önemli yazıtlar bulmak mümkün.

 

Antik Havuz

 

 

Antik kentin belki de en sevilen yeri Hierapolis Antik Havuz! Roma İmparatorluğu döneminde, Hierapolis bir sağlık merkezi olarak biliniyormuş. Bir deprem sonrası oluşmuş bu havuz, termal suyun Roma mimarisiyle birleşimini yansıtıyor ve hala kullanılıyor. Yani antik havuzda yüzebiliyorsunuz. Bu suyun cilt hastalıklarına şifasının yanı sıra farklı atmosferi de dikkat çekiyor. Roma sütunları arasında yüzdüğünüzü hayal edebilirsiniz. Suyun sıcaklığı her mevsim ortalama 36 derece. Antik havuz giriş ücreti ve saatlerini buradan öğrenebilirsiniz.

 

Roma Hamamı

 

2.yy’de inşa edilen dev bir Roma hamamı da u kentte sizi bekliyor. Masif duvarları ve bazı tonozları ayakta kalabilmiş olan yapının iç mekanları mermer ile kaplıymış fakat biz bunu göremiyoruz. Hamama girmeden büyük bir avlu bulunuyor. Yapının yan kanatlarında, biri güneyde, diğeri kuzeyde olan iki büyük hol, imparatora ve törenlere ayrılmış. Günümüzde bu holler müze olarak kullanılıyor.

 

Hierapolis Arkeoloji Müzesi

 

Roma Hamamı’nın restorasyonunun ardından 1984 yılından beri müze olarak kullanılan yapı, antik kentten çıkarılan eserleri içinde barındırıyor. Burada Lahitler ve Heykeller Salonu, Küçük Eserler Salonu ve Hierapolis Tiyatrosu Buluntuları Salonu bulunuyor. Hierapolis Antik Müzesi giriş ücreti ve çalışma saatleri hakkında buradan bilgi alabilirsiniz.

 

Hierapolis Antik Kenti Giriş Ücreti

 

Pamukkale travertenleri de dahil olmak üzere Hierapolis giriş ücreti 35 TL. Müze kartınız varsa buraya ücretsiz olarak da girebilirsiniz. Hierapolis Antik Kenti giriş ücreti ve güncel çalışma saatleri için buradan faydalanabilirsiniz.

 

Hierapolis Antik Kenti Nerede?

 

Hierapolis Antik Kenti, Denizli’nin 17 km kuzeyinde yer alıyor. Denizli merkezden Pamukkale yoluna girerek 20 dakika içinde antik kente ulaşabilirsiniz.

 

YORUMLAR

EDİTÖRÜN SEÇİMİ

“Yaşa, seyahat et, maceraya atıl, şükret ve asla pişman olma!” Jack Kerouac   Türkiye’nin her köşesinde birbirinden güzel duraklar, birbirinden…

INSTAGRAM'DAN